Bilinçsiz Avlanma Nedir? Bir Genç İnsanın Avlanma Sohbetine Daldığı, Gülerek Düşündüğü Anlar
Bilinçsiz avlanma, kulağa ne kadar ciddi ve derin bir konu gibi gelse de, aslında biz insanların bazen öylesine yaptığımız ama farkında bile olmadığımız bir eylem. Bu yazıyı yazarken, “Haa, evet, tam da böyle bir şey!” diye düşündüm, çünkü ben de çoğu zaman bilinçsizce bir şeyler yapıp, sonra başımı duvara vuruyorum: “N’oldu ya? Ne yaptım ben şimdi?”
Ama tabii, insanlık hali… Bir yanda bilinçli seçimler yapmak var, diğer yanda ise bir şekilde her şeyin olduğu gibi takılıp gitmesi. Avlanma dediğimizde de işte tam olarak bu var; yani biz insanların, doğayı ve hayvanları ne kadar saygıyla avlayıp koruyabileceğimizi düşünürken, aslında bilinçsizce bir şekilde doğaya zarar verebiliyoruz.
Bilinçsiz Avlanma: Geyik Avlamak mı, Yoksa Geyik Gibi Düşünmek mi?
Evet, bu işin tam anlamıyla “geek” tarafı burası; doğada hiç görmediğimiz ama sosyal medyada bolca gördüğümüz geyiklerin (evet, arada geyiğe benzetiyorum) aslında gerçekte nasıl bir yaşam sürdüğünü düşünmek. Herkes bir şekilde bilinçli olarak bir şeyleri yapıyor, birisi geyik avlıyor, bir diğeri ise sadece etrafında avladığını sanıyor. “Ben ne yapıyorum? Kendi kendimi mi avlıyorum?” dediğim anlar bile oldu.
Şimdi, siz de bir düşünün, bir geyik var, tam olarak farkında değil ama bir şekilde yemeyi seviyor. Yani “Bilinçsiz avlanma” da tam böyle bir şey. O geyik, rahatça orada dolanırken kimse ona zarar vermeye çalışmaz. Ama birden bir yabancı gelir, dikkatini çeker ve “Yahu, ben şimdi niye böyle yapıyorum?” diye düşünür.
Yani aslında, gerçek bilinçsiz avlanma, sadece anlık bir dürtüyle hareket etmemizden geliyor. Geyik olmasa da, biz doğayı tehdit ediyoruz. Tabii ki bu çok ciddi bir konu, ama dilerseniz biraz daha eğlenceli yönünden bakalım. Çalışan bir kişi olarak hafta sonu planları yapmaya karar verdiğinizde, farkında olmadan dağları, ormanları geziyor olabiliriz. Zaman zaman “Bilinçsizce” bir avlanma duygusu yaşadığımız anlar vardır. Kimisi ormanı keşfe çıkarken, kimisi ise doğanın tadını çıkarır; bir bakmışsınız; o kadar “yavaş avlanmışsınız” ki, sadece doğayı görmek için geldiniz, ama kaybolmuşsunuz.
Kendimle Dalga Geçmek Gibi Ama Çözüm: Bilinçli Olmak
Bilinçsiz avlanmanın anlamını biraz daha çözüm odaklı ele alalım. Mesela benim hayatımdaki bilinçsiz avlanmalardan biri, İzmir’in o bol kalabalıklı kafelerinde geçirdiğim zamanlardı. Kafede otururken, o kadar çok kahve içiyorum ki, iç sesim şu hale geliyor:
İç ses: “Dur, dur, bi dakika, bence şu an beynim sadece bu kahveye odaklanmış. Ne kadar iyi hissediyorum! Ama ne için? O kadar pahalı… Neyse, aldım işte! Şu parayı verirken, birkaç kuşu avladım mı, bilemem. Bu bilinçsizce avlanma olmasın?”
Evet, biraz absürd oldu ama asıl olay şu ki, ne yaptığımı fark etmiyorum. Kahve için “Amaç” bu, değil mi? Bunu alırken doğal kaynakları tüketiyorum, hayvanları avlıyorum. Hem de sırf “kafemi kırmak” için. O yüzden de hep söylerim: “Biraz daha doğa dostu bir yer bulalım, bari.” Herkesin bir doğa anlayışı var, ama bazen bilinçli olmalı!
Bilinçsiz Avlanma: Herkesin Yapabileceği Bir Şey
Bilinçsiz avlanma, sadece doğa ile ilgili değil. İnsanın kendi yaşamında da gizlice avlanma dürtüleri var. Mesela, ben bir İzmirli olarak her sabah kalkıp, sabah trafikte kayboluyorum. Araba da bir av, o trafik de bir tuzak! “Hadi bir an önce geçelim” diyerek o kadar kendimizi kaybediyoruz ki, bir bakıyoruz ki farkında olmadan, kendi yaşamımızda bir şeylere zarar veriyoruz.
Örneğin, her sabah bu saatte, yolda dikkat etmediğimiz bir çocuk, o küçük ara sokaktan koşarak, en sevdiği kedisini geçirmeyi bekliyor. Ama ben… ben aceleyle arabama binip “Hadi, biraz daha hızlı ol, şehri kurtar!” diyorum. Ne oluyor? Bilinçsizce bir şeylere dalıyorum. Kafamda bunlar dönüyor ama bazen işin sonunda yavaş gitmeye karar veriyorum. “Bilinçli olmak lazım!” diyorum, işte böyle.
Bilinçsiz Avlanma Konusunda Yapabileceklerimiz
Bilinçsiz avlanmayı engellemek için hepimize sorumluluk düşüyor. Ama nasıl? Öncelikle hepimizin bir farkındalık oluşturması önemli. Kafelerde içtiğimiz kahveleri, doğada yaptığımız yürüyüşleri, hatta trafikte hızlanmayı… Hep bunları bilinçli şekilde yapmalıyız.
İç sesim: “Bir dakika! Daha fazla hızlanma, kediyi ezme!”
Bilinçli avlanma için yapılacak şeylerin başında, doğanın değerini öğrenmek ve tüm bu eylemlerimize biraz daha dikkat etmek gelir. Zaman zaman hepimiz kendimizi kaybediyoruz, bu çok normal. Fakat bu yazıda söylediğim gibi; biraz da olsa durup, sorgulamak gerek. Ve bu arada avlanma konusu da unutulmasın, doğaya zarar vermek değil, doğaya nasıl katkı sağlarız diye düşünmek çok önemli.
Bilinçsiz Avlanmanın Sonuçları: Kafayı Bulmak mı?
Geldik olayın en eğlenceli kısmına! Bilinçsiz avlanma konusu, aslında eğlenceli bir deneyim olabilir, ama sorunlu yanları da var. Yani bir bakmışsınız, doğa yanlış bir şekilde avlanıyor, biz de her sabah aynı hatayı yapıyoruz. Neredeyse her hafta sonu, aynı yanlışlar üzerine konuşuyoruz.
İzmir’de bir arkadaşım var, her hafta sonu aynı yere gitmek istiyor. Hedef, “Bilinçli bir şekilde avlanma” – ama tabii hep aynı şeyler oluyor: İki saatlik yolculuk sonunda bir orman manzarasına bakıp, orada hiçbir şey yapmamayı tercih ediyoruz. İşte o an, “Bilinçsizce avlanma” dediğimiz olayın ta kendisi oluyor!
Sonuç olarak, bilinçsiz avlanma diye bir şey var, ama bu bir yandan bize kendimizi daha iyi tanıma fırsatı veriyor. Doğaya karşı daha dikkatli olabiliriz. Kendi yaşamımızı daha bilinçli bir şekilde sürdürebiliriz. O zaman, belki doğa da bize biraz daha saygı gösterir, kim bilir!