The Devil All The Time Konusu Nedir? Antropolojik Bir Perspektiften Derinlemesine İnceleme
Dünya üzerinde sayısız kültür ve topluluk vardır; her biri kendi ritüelleri, sembolleri ve yaşam biçimleriyle insan deneyiminin farklı yönlerini yansıtır. Kimi yerlerde insan ilişkileri, kimlik ve toplumsal yapı farklı şekillerde gelişmiştir. Peki, bu çeşitliliği keşfederken, insanlık durumunun evrensel yönlerine ne kadar yakınlaşıyoruz? Bu soruyu, birçok kültür ve toplumun içinde barındırdığı normlara, inançlara ve kimlik oluşumlarına bakarak daha iyi anlayabiliriz.
2020 yapımı The Devil All The Time filmi, bu evrensel temalarla örülü bir anlatıyı sunar. Bu film, bireylerin yaşamındaki karanlık ve derin psikolojik süreçlere odaklanırken, toplumların farklı kültürel yapılarındaki etkileri de gözler önüne seriyor. Filmdeki karakterler, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde karmaşık seçimlerle karşı karşıyadır. Peki, bu yapımın konusu nedir ve filmdeki temalar antropolojik bir bakış açısıyla nasıl ele alınabilir? Gelin, bu soruyu birlikte keşfe çıkalım.
The Devil All The Time: Bir Aile ve Toplum Hikâyesi
The Devil All The Time, Donald Ray Pollock’un aynı adlı romanından uyarlanmıştır ve 1950’ler ve 60’larda geçen bir hikayeye dayanır. Film, Appalachia bölgesindeki küçük bir kasabada geçen ve birbirine bağlı birkaç karakterin yaşamını anlatan, karanlık ve kasvetli bir yapımdır. Hikâyenin merkezinde, bir dizi zorba ve travmatik olayla baş etmeye çalışan bir ailenin ve kasaba halkının öyküsü vardır.
Filmdeki karakterler, toplumların karanlık yönlerini, ahlaki çöküşlerini ve bireysel kimlik arayışlarını somut bir biçimde yansıtır. Bu anlatı, insan doğasının hem bireysel hem de kolektif olarak nasıl şekillendiğini, toplumsal yapılar içinde nasıl yansıdığını ve çeşitli kültürel bağlamlarda nasıl biçimlendiğini gösteriyor. İnsanların seçimleri, karşılaştıkları zorluklarla nasıl baş ettikleri, bireysel kimliklerinin inşasıyla doğrudan ilişkilidir.
Antropolojik Perspektiften The Devil All The Time
Bir filmi veya hikâyeyi antropolojik bir bakış açısıyla değerlendirdiğimizde, toplumsal yapılar, normlar ve kültürel değerler arasındaki etkileşimi anlamaya çalışırız. Filmdeki aile, toplum ve bireyler, kültürlerin evrimsel ve tarihsel bağlamlarını anlamamıza olanak sağlar. The Devil All The Time’daki karakterlerin kararları, sosyal yapılarındaki baskılar ve ahlaki ikilemleri, tüm kültürel bağlamlar arasında insan doğasının evrimsel yansımasıdır.
Ritüeller ve Sembolizm
Birçok kültürde olduğu gibi, The Devil All The Time’da da semboller ve ritüeller önemli bir rol oynar. Filmin baş karakteri Arvin, ailesinin, çevresinin ve geçmişinin derin etkileriyle şekillenen bir kişiliktir. Aile üyelerinin dini inançları, kasabanın karanlık ritüelleri ve insanların birbirlerine duyduğu güven ya da güvensizlik, filmdeki toplumsal yapıyı oluşturan unsurlar arasındadır.
Ritüeller, çoğu toplumda bir toplumun bağlarını güçlendiren, toplumsal normları belirleyen ve bireylerin kimliklerini inşa etmelerinde yardımcı olan önemli araçlardır. The Devil All The Time’daki karakterler, kendi aileleri ve toplumsal yapılarına dayalı olarak birbirlerine olan ilişkilerinde bazı ritüelleri takip eder. Bu, bir anlamda toplumdaki yerlerini, kimliklerini ve değerlerini belirlemelerine yardımcı olur. Ancak bu ritüellerin, çoğu zaman baskı ve travma yaratan yönleri vardır. Filmdeki dinî ritüellerin ve toplumsal normların birey üzerindeki baskısı, onların karanlık ve şiddet dolu davranışlarını meşrulaştıran bir unsura dönüşür.
Örneğin, filmdeki kasaba halkının dini inançları, çok katı ve teokratik bir yapıdan beslenir. İnsanlar, Tanrı’nın iradesine uygun yaşamak için her türlü fedakarlığı yapmaya hazırdırlar. Bu tür ritüeller, genellikle toplumsal bağlılık yaratmak için kullanılsa da, bazen bireylerin özgür iradesini sınırlayan, onların kimliklerini etkileyen ve acı veren yapılar oluşturabilir.
Akrabalık Yapıları ve Toplumsal Normlar
Antropolojide, aile yapıları ve akrabalık ilişkileri, toplumsal yapının temel taşları olarak kabul edilir. Akrabalık, sadece biyolojik ilişkiler değil, aynı zamanda kültürel bağlamda da bireylerin toplumsal kimliklerini şekillendiren bir faktördür. The Devil All The Time’daki aile, ikili ilişkiler ve toplumsal değerlerle birlikte karmaşık bir yapıyı oluşturur.
Filmdeki Arvin’in babası, bir tür “gölge baba” figürü olarak hem ailenin lideri hem de yerel toplumsal normlara uymaya çalışan bir karakter olarak karşımıza çıkar. Ailenin geçirdiği travmalar, aslında toplumun daha geniş yapısındaki travmalarla paralellik gösterir. Ailedeki her birey, toplumdaki akrabalık yapısına uygun bir biçimde kimlik ve rol edinir. Arvin’in kendi kimliğini oluşturma çabası, toplumun koyduğu normlarla karşı karşıya gelir. Bu, toplumsal baskının birey üzerindeki etkisini ve kişinin kendi kimliğini oluşturma sürecini sorgulamamıza yol açar.
Ekonomik Sistem ve Kimlik Oluşumu
Ekonomik yapılar, bireylerin yaşam tarzlarını, kimliklerini ve toplumsal rollerini belirler. The Devil All The Time’daki karakterlerin büyük kısmı, ekonomik zorluklarla baş etmeye çalışır. Bu, aslında bireylerin kimliklerini inşa etmeleri açısından kritik bir rol oynar. Zorluklar, insanların değerlerini, inançlarını ve kimliklerini sorgulamalarına neden olabilir. Ekonomik güçsüzlük, toplumsal sınıf ve işsizlik gibi faktörler, karakterlerin seçimlerini etkiler.
Bu bağlamda, The Devil All The Time’daki toplumda, ekonomik eşitsizlikler ve yoksulluk, insanların hayatta kalmak için şiddetli yollar seçmelerine yol açar. Ekonomik yapının bireylerin kimlikleri üzerinde nasıl bir etki yarattığını görmek, filmin sunduğu toplumsal eleştirilerin ne kadar derin olduğunu anlamamıza yardımcı olur.
Kültürel Görelilik ve İnsan Kimliği
Film, bireylerin toplumlarının kültürel normlarına nasıl sıkıca bağlı olduklarını gösterirken, kültürel görelilik kavramını da yansıtır. Kültürel görelilik, bir toplumun değerlerini ve normlarını sadece o toplumun perspektifinden anlamaya çalışmamızı önerir. The Devil All The Time’daki karakterler, kendi toplumlarının değerleri içinde sıkışmışken, farklı kültürlerden gelen bireylerin de benzer şekilde kendi normlarına göre hareket ettiklerini gözlemliyoruz.
Bu noktada, film, bireysel kimliklerin toplumsal yapılarla nasıl şekillendiğini ve toplumların farklı ahlaki ve kültürel yapılarının nasıl çatışabileceğini derinlemesine sorgulamamıza olanak tanır. Her bireyin yaşadığı dünyayı ve kimliğini anlamaya çalışmak, başka kültürlerin bakış açılarına empati yapabilmeyi gerektirir.
Sonuç: Kimlik ve Toplumsal Yapılar Arasındaki Derin Bağlantılar
The Devil All The Time’daki temalar, antropolojik bir bakış açısıyla, kültürlerin iç içe geçmiş karmaşık yapılarındaki insan deneyimini gözler önüne serer. Ritüeller, semboller, ekonomik yapılar ve toplumsal normlar, bireylerin kimliklerini şekillendiren en önemli araçlardır. Ancak, bu yapıların karanlık ve yıkıcı yönleri de, karakterlerin seçimlerinde ve yaşam mücadelelerinde önemli bir rol oynamaktadır.
Film, aynı zamanda kültürel görelilik ve kimlik oluşumu üzerine derinlemesine düşünmemize fırsat sunar. Kimliklerin, sadece bireylerin kendi iç dünyalarındaki çabalarla değil, aynı zamanda çevrelerindeki toplumsal ve kültürel yapılarla nasıl şekillendiğini anlamak, daha geniş bir insanlık perspektifi edinmemizi sağlar. Bu film, kültürlerin çeşitliliğini ve insan deneyiminin evrensel yönlerini keşfetme yolculuğunda önemli bir adım olabilir.